GEZGİNSTAR ‘IN İSTANBUL’A YAKIN HAFTA SONU GEZİLECEK YERLER LİSTESİ-2

Hafta sonu yaklaşıyorsa,plan program yoksa ve nerelere kaçsam diye araştırmalara başlamışsanız,alternatifler için bu yazıma bir göz atın derim.Havalar artık mis,bahar geldi,içiniz kıpır kıpır,her yer çiçeklendi,böceklendi. Doğa uykusundan uyandığına göre artık şehirlerin gürültüsünde boğulmak yerine ,keyifli zamanlar geçireceğiniz,temiz hava ile ciğerlerinizi dolduracağınız yerlere doğru rotalarınızı çevirmelisiniz.
Ulaşım,konaklama,gezme ve yeme içme konusundaki tüm detayları aşağıda bulabilirsiniz.

Gökçeada, Çanakkale iline bağlı bir adadır.Adaya geçişiniz için feribot ya da deniz otobüsü kullanmanız gerekiyor.Ada yürüyerek gezilmesi zor olduğu için mutlaka araba ya da motorunuz olmalı. Birbirinden güzel,temiz plajlara sahip Gökçeada,Haziran-Eylül ayları arasında oldukça popüler bir rota. Aydıncık Plajı ve hemen yanındaki Kefaloz Koyu adanın en çok tercih edilen sahili,günübirlik için de konaklamak için de ideal. Kefaloz Koyu özellikle kitesurf yapanların ilk tercihi.Son yıllarda özellikle Bulgar sörfcülerin geldiği koyda,kitesurf yapmasanız bile izlemesi çok keyifli. Windsurf severseniz ya da izlemek isterseniz Eşelek Plajı‘na, daha sakin olsun derseniz Laz Koyu‘na ,su altı güzelliklerine ilginiz varsa da Yıldızkoyu tercih edebilirsiniz..Gezmek için mutlaka gitmeniz gereken yerler Yeni Bademli ve Eski Bademli köyleri, Çınaraltı Bölgesi ve Tuz Gölü

 

 

 

 

Ulaşım ,İstanbul Avrupa Yakasından gitmek isteyenler,önce kara yolculuğu ile Kabatepe Limanı‘na, Anadolu Yakası üzerinden gidecekler ise Çanakkale Limanı‘a ulaşıp feribotlar ile adaya ulaşabilirler.Feribot yolculuğu yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Feribot yoğunluğu hafta sonu çok fazla oluyor o yüzden internet üzerinden biletleme yapın ve hiç beklemeden feribottaki yerinizi alın.

Konaklama için otel,pansiyon seçenekleri olduğu gibi ev kiralama alternatifi ya da en bütçe dostu çadırda konaklama için kamp alanları mevcut.Kamp için en iyi adres Kefaloz Plajı. Bulgaristan ve Romanya plakalı karavanların arasına çadırınızı açıp güvenle uykuya dalabilirsiniz. Sabah uyanıp çadırınızı açtığınızda işte muhteşem manzara.. dalgalı bir deniz, parlak bir güneş ve sörfçüler 😉

 

 

 

 

Nerede yemek yiyelim bir şeyler içelim derseniz de seçecek çok ama, kahvatlı için Mustafa’nın Kayfesi, akşam yemeği için İmroz Posedion Restoran benim vazgeçilmezlerim.

 

 

 

 

Bir diğer vazgeçilmez durağım da İmroza Sabun Atölyesi. Kendi yapmış oldukları doğal ürünleri satıyorlar. Sabun,kolonya,mum,çamaşır deterjanı…

Bozcaada, Türkiye’nin 3. büyük adası ve Çanakkale iline bağlı.Adanın merkezinde, yerleşim yerleri,oteller,dükkanlar, marketler,restoranlar olup hepsi bir yerde toplanmış.Adanın diğer kalan yerleri ise üzüm bağları ve harika koylarla dolu.Deniz,kum,güneş yapacaksanız,Bozcaada‘ya Haziran-Ekim dönemlerinde gitmeyi tercih etmelisiniz.Okullar kapanmadan Haziran başında ya da açıldıktan sonra Eylül ortası ve sonrası güzel tercih olabilir çünkü normalde 2500 kadar olan ada nüfusu yaz döneminde 10.000’ne kadar yükselebiliyor, bu da küçük bir adada fazlasıyla insan kalabalığı yaratıyor.Ada içerisinde ulaşım için araba,taksi,minibüs gibi alternatifler mevcut.Araba ile giderseniz dert etmeye yok 🙂 Denize girmek için Akvaryum Koyu,Ayazma Plajı,Habbele Plajı gibi koylara, kitesurf yapmak isterseniz de Çakır Plajı‘na gidebilirsiniz.

 

 

 

 

Konaklama konusunda seçenek burada da çok fazla.Hem tarihi merkezinde hem de bağ ve koyların bulunduğu bölgedeki otel ve pansiyonlar da konaklamanız mümkün.Tercih sizlere kalmış 😉

Bozcaada‘ya gelmişiz ne yemeli ne içmeli derseniz, birincisi şarap seviyorsanız eğer,içmeden ve almadan gelmeyin. Çünkü adada şarapcılık çok eski yıllara dayanıyor. Talay,Çamlıbağ ve Corvus Şarap üreticileri uğrayıp,hem şarap yapımı hakkında bilgi edinebilir hem de şarap tadımı yapabilirsiniz. Yemek konusuna gelince ise,ara sokaklarda bir çok meyhane ile karşılaşacaksınız.Taze deniz ürünleri,adaya özgü otlardan yapılan mezeleri bu restoranlarda tadabilirsiniz.Akşamları buralar vur patlasın,çal oynasın havasında.Asmalı Meyhane,Battı Balık en çok tercih edilenler.

 

 

 

Ulaşım İstanbul’dan ortalama 6-7 saat sürüyor.İstanbul Avrupa Yakası’ndan önce Eceabat 4 saat 15 dk, Eceabat-Çanakkale feribot ile 25 dk,Çanakkale-Geyikli 55 dk, Geyikli-Bozcaada feribot 50 dk.Anadolu Yakasın’dan ise direk Geyikli Köyü‘ne ulaşıp feribot ile geçebilirsiniz.

Bozcaada yazımın da sonuna geldiğime göre,2 adayı kıyaslarsam eğer,Bozcaada gereğinden fazla pahalı her konuda(konaklama,yemek) ve aşırı derecede kalabalık. Bu iki özellikten dolayı artık Bozcaada yerine ve rotamı her sene Gökçeada‘ya çeviriyorum.

 

 

 

İstanbul ve yakın illerden tercih edilebilecek bir başka hafta sonu kaçış yeri ise Gökçetepe, Edirne‘nin Keşan ilçesine bağlı bir koy sahil burası.Ege Denizi‘nin kuzeyinde, Saros Körfezi‘ne kıyısı olan Gökçetepe,Mayıs-Ekim tarihleri arasında sezonu açıyor.Tabiat parkı içinde yer aldığından dolayı giriş ücretli. Ortak kullanımlı olan duş,wc bir çok noktaya mevcut.Market ise tabiat parkına giriş yaptığınız ana kapının hemen yanında bulunuyor.Sezon başladığında parkın içine de market açılıyor.

 

 

 

Konaklama seçeneğiniz burada çok fazla bulunmuyor. Çadır ya da bungalov evler kiralayabiliyorsunuz.Çadırınızı kendiniz de götürebilirsiniz.

 

 

 

 

Yeme içme konusuna gelince, karnınızı doyurabileceğiniz bir kaç küçük mekan var ama hiç gerek yok ,Gökçetepe’ye gelmeden Keşan’da alışverişinizi yapın,sonra da mangalınızı yakın derim.Sabahları da mis gibi kahvaltınızı hazırlayıp denize doğaya karşı keyif yapın.

Ulaşım İstanbul’dan yaklaşık 3 saat 15 dk sürüyor.Yoğun sezonda trafiksiz bir yolculuk için sabaha karşı çıkmanızı tavsiye ederim.

Hafta sonu ya da kısa bir tatil için bir diğer seçenek ise Assos, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin Behramkale Köyü’nün hemen yanı başında yer alan bir antik şehir.Baharla beraber geziseverlerin yoğun ilgi göstermeye başladığı antik şehir,Nisan sonundan,Kasım ayının ortasına kadar ziyaret edebileceğiniz, 3000 yıllık tarihe sahip bir huzur yeri. Assos Antik Kenti’nde minik bir plaj da var.Berrak çok güzel bir denizde ve antik dönemden kalma sütunlarla yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Daha büyük bir sahil istiyorsanız da rotanızı eski adı Yalı olan Koyunevi Köyü Sokakağzı Sahili‘ne ya da Kadırga Koyu‘na çevirebilirsiniz.

 

 

 

Gezilecek noktaları Athena Tapınağı ,Behramkale Köyü,Assos Antik Kenti,Assos Limanı,Kadırga Koyu, Antik Tiyatro,Nekropol,Hüdavendigar Camii,Agora,Sokakağzı Sahili.

Konaklama için o kadar çok seçenek var ki ,her zamanki gibi bütçe dostu konaklama seçenekleri olduğu gibi çok lüks yerler de mevcut. Assos Behram Otel benim favorim 🙂

Yeme içmenin yine gittiğiniz mekana göre değiştiği, bütçenize göre alternatiflerin olduğu bir çok seçenek mevcut.Sahil kıyısındaki restoranlarda Ege mutfağına ait lezzetleri tadıp bir şeyler içebilirsiniz 😉

Havanın ısındığı ve artık evlerde durmak istemediğimiz şu günlerde, hafta sonu İstanbul‘da bir şeyler yapmak için İstanbul trafiğini çekmek yerine,3 saatlik ,6 saatlik yolculuk ile daha sakin ve keyifli bir hafta sonu gezilerine yer verin ki,hayattan aldığınız enerjiniz hiç bitmesin.

Gülümseyin Hayata 😉

Be first to comment