MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN SAKLI CENNET UBUD

Ubud  yolculuğumuz için tekrar yollardayız. Kuala Lumpur gezimizi tamamladıktan sonra en çok merak ettiğim yer olan Endonezya’ya çevirdik rotamızı. Ucuz havayolu şirketi Air Asia ile yaptığımız yolculuğumuzun ardından Denpasar havaalanına ”Ngurah Rai’Airport” ulaştık . Butik bir havaalanı burası ama çok renkli duvarlarda grafitiler, kocaman palmiye ağaçları ,minik dekoratif süsler ve göz kamaştıran Buda heykelleri…

 

 

 

 

 

 

 

Havaalanındaki ATM’den Endonezya Rupisi çektikten sonra artık taksi ve diğer ihtiyaçlarımız için paramız olduğuna göre Ubud yolculuğumuza başlamak için otobüslerin kalktığı terminale ulaşmamız gerekiyordu. Bunun için en kolay ve ucuz olan alternatif havaalanı binasından çıkarak yol boyunca yürüyüp Blue Brid Group taksi aramanız. Ne kadar zamanda bulurum derseniz bazen havaalanının içinde görebilirsiniz ya da ana caddeye ulaştığınızda burada karşılaşabilirsiniz. Blue Brid Group taksi ile yaklaşık 10 dk’lik seyahatin ardından Mal Bali Galeria alışveriş merkezinden bulunan Kura-Kura Bus terminaline ulaştık. Ubud için görevliden biletimizi aldıktan sonra aracın kalkış saati için beklemeye koyulduk.

 

 

 

 

 

Saklı cennet Ubud için yolculuk başlıyor. Yolculuğumuzun 2 saat kadar süreceğini söylediler ama sadece gidiş geliş olan daracık yollar ile yolcuğumuzu 2 saat 30 dakika tamamladık. Artık Ubud merkezdeyiz. O kadar çok turist var ki sokaklarda gözünüz hemen içlerinden bazılarını ayırt ederek uzun boy ve sarışın olmalarından nereli bunlar diye düşünürken Avusrtalya’lı olduklarını anlıyoruz.

Ubud Bali Adasında deniz kenarında bulunmayan ama gökyüzünün mavisi ile yeşilin her tonunun buluştuğu, şehrin sakin ruhunu gelen turistlerin canlandırdığı , insanların güler yüzlü samimi ve yardımsever aynı zamanda o kadar içten gülümşeyişleri var ki selam verirken sizinde kayıtsız kalmanız mümkün değil. İşte bu küçük şehir bir o kadar da etkileyici…

Şehir sürekli canlı, her an bir aktivite var. Geleneksel dans şovlarını izleyebilir, kültürel etkinlikler veya hindu festivallerini kutlayabilir,Bali masajı yaptırabilir yada kendi içinize dönüp yoga kurslarına/ etkinliklerine katılabilirsiniz.

Ubud  gibi muhteşem güzelliklere sahip bir cennete geldiyseniz mutlaka görülmesi gereken yerler,

Ubud Pazarı : Rengarenk bir pazar düşünün elbiseler, şallar, tahta hediyelik eşyalar, çantalar ve daha bir çok şey. İhtiyacınız olmasa da gel ben al diyerek bakıyorlar size. Bir de o kadar ucuz ki ama siz yine de ucuz diyip almayın pazarlık yapın. Türkiye’ye döndüğünüzde bir çok ahşap eşyanın menşeinin burası olduğunu bir bakışınızla anlayacaksınız.

 

 

 

 

 

Ubud Palace : Ubud Kralının ikametgahı olarak kullanılmış olup, 1800’lü yıllarda inşa edilmiştir. Her akşam Bali dansı gösterisi seyirciler ile buluşmakta.

 

 

 

 

 

Pura Taman Saraswati (Saraswati Tapınağı) : Şehirde bir çok tapınak bulunuyor. Nilüfer çiçekleriyle kaplanmış göleti ile içlerindeki en gösterişli olan tapınak olsa gerek. Ana cadde üzerinde yer alan Starbucks da bu muhteşem bahçe manzarasına sahip.

 

 

 

 

 

 

 

Tegallalang Pirinç Tarlaları : Ubud‘a mesafesi yaklaşık 30 dk ve en popüler pirinç tarlaları olarak gelen turistler tarafından ilgi çekiyor. Ne var derseniz doğa ve yeşilin tonları harika, yemek yiyip bir şeyler içebilirsiniz , pirinç tarlalarına tepeden bakıp ya da yürüyüş yapıp bol bol fotoğraf çektirebilirsiniz. Ben gidemedim Tegallalang bölgesine , sebebine gelince otelde satmış oldukları Pirinç tarlası turunu almıştık ama detay konuşmadık meğer otele 15dk uzaklıkta yer alan Subak Pulagan pirinç tarlasına sabahın saat 6’sında götürüp 45dk yürüyüş ile otelimize ulaştığımız bir gezi oldu bizim için. Evet çok güzeldi ama hayalimi süsleyen Tegallalang değildi.

 

 

 

 

 

Tegenungan Şelalesi : Tropik ormanın içinde bulunan şelaleye Ubud’a gelmişken mutlaka uğramalısınız.

Monkey ForestMaymun Ormanı : Yüzlerce yıllık Banyan ağaçları arasında yürüş yaparken ormanın sahibi olan maymunlara dikkat. Hoop bir bakmışınız gözlüğünüz, çantanız ,yiyecekleriniz her şey bir anda maymunlar tarafından araklanabiliyor o yüzden değerli eşyalarınızı sırt çantanıza koyup gezinize öyle başlamalısınız.

 

 

 

 

 

Ubud konaklama seçenekleri ile insanın aklını karıştırıyor. Otellerin bir çoğu butik ve otantik olarak tasarlanmış , özel havuzlu villa seçenekleri ve standart oda seçenekleri sunuyorlar. Tabi şehir merkezinde yer alan ucuz konaklama seçenekleri de başka alternatifler. Şehir dışındaki otellerin merkeze servisleri bulunmakta.

 

 

 

 

 

Bohem tarzıyla bizi büyüleyen Ubud sokaklarında Bali masajı yaptırmak için o kadar çok alternatif var ki biz sokak dükkanı olanlardan değil hatta kendi otelimizde olmasın diyerek gidip bulduğumuz De Munut Balinese Resort adlı otelin masaj salonundayız. Su sesleriyle, aromatik kokuların bütünleştiği, günlerce hiç uyanmadan uyumak isteyeceğiniz o 1 saatlik masaj göz açıp kapayıncaya kadar çabucak biti verdi.

Hinduizm Hindistan’dakine göre Bali’de biraz daha farklı yaşanıyor. Evlerde ,otellerde, restoranlarda bulunan Bali sunakları ile tanrılara tüm gün boyunca ikramlarda bulunuyorlar.

 

 

 

 

Küçük küçük notlar,
⦁ Taksiciler ile her zaman pazarlık edin.
⦁ Yerel Bintang ve San Miguel biralarını denemelisiniz.
Jalan Sukma sokağını ve kafeleri keşfedin.
⦁ Merkezde değil şehir dışındaki otellerde konaklayın.
⦁ Yoga severseniz yoga okullarına gideilirsiniz muhteşemler.
⦁ Pirinç tarlalarının arasında yeşile doyarak yürüyüşler yapın.
⦁ Bir de herkese gülümseyin.

Sürekli gülümseyen insanlardan mı yoksa muhteşem doğasından mı bilemiyorum ama benim için artık Ubud hayallerimi süsleyen tekrar tekrar gitmek isteyeceğim bir destinasyon oldu.

Gülümseyin Hayata 😉

 

 

 

 

 

 

 

 

Be first to comment