BATMADAN GÖRÜLMESİ GEREKEN CENNET ”VENEDİK”

Adriyatik Denizi kıyısında,lagünler üzerine kurulu bir ada kenti olan Venedik için,The New York Times gazetesi yazarı olan Luigi Barzini “şüphesiz insan eliyle inşa edilmiş en güzel şehir” demiş, eee benim de bir tanımlama yapmam istenirse,şunları sıralardım herhalde;

*Paris’ten sonra en gözde Aşk Şehri

*Yüzen Şehir

*Pastel Renkli Evler

*Maskeler Şehri

venedik_panoramic

118 ada üzerine kurulu olan şehri, 170 kanal birbirinden ayırıp, 400 köprü bu adaları birbirine bağlıyor.Aslında rakamları duyduğumda çok garip gelmişti ama uçaktan kuş bakışı şehri gördüğümde,bu profil kafamda tam olarak oturdu.Şehirde motorlu kara taşıtı bulunmuyor,bir çok evin önünde küçük motorlu kayıklar bulunuyor,ulaşımlarını ya bunlarla ya da küçük vapur tarzındaki botlarla,belirli bir güzergahda gerçekleştiriyorlar.

canal_station

Zamanımın kısıtlı olması ve şehrin labirent gibi olan dar sokaklarını yürüyerek keşfetmek daha cazip geldiği için gondola ya da küçük vapurlara binmeyi tercih etmedim,sadece fotoğraflarını çektim 🙂

gondol_venedik

bridge_venedik

gondol

Bu büyülü şehre gittiğinizde hemen şehrin ayrıntılı bir haritasını satın almanızı tavsiye ederim. Çünküüü her yer birbirine benziyor ve gezmek istediğiniz yerlere vakit kaybetmeden en kolay ulaşacağınız yolu ancak harita yardımı ile bulabiliyorsunuz  😉

Venedik gezim sırasında kendime bir gezi yolu belirledim ve başlangıç noktamı Santa Lucia Tren istasyonunu seçip,buradan yürüyerek San Marco Meydanına ulaşacaktım ve öyle de oldu ama diyebilirim ki görmediğim sokak da kalmadı… her yer birbirine benzeyip duvarlardaki sokak isimlerinin yazdığı tabelalarda da çift yönlü oklar olunca,biraz kaybolup yanlış yollara girsem de çok keyifli bir gezi olmuş oldu:)

venedik_tren_istasyonu  s. marco

venice_canal

street

bridge_small

canal_view

Uzun ve dümdüz,sağlı sollu tezgahlarda hediyelik eşyaların satıldığı bir pazarın içinden geçerek,Rialto Köprüsünün merdivenlerine ulaştım.

gift_street_venice

Bu yapı Büyük Kanal üzerindeki 4 köprüden biri olup,aynı zamanda Venedik’in sembollerinden en meşhur ve en eski olanıymış.

rialto_bridge_grand_canal

Buradan Büyük Kanalın eşsiz manzarasına izlemeyi ve hatıra olarak fotoğraf çektirmeyi unutmayın 😉

büyük kanal

Ve yeniden küçük daracık ve kalabalık sokaklardayım…Her yerde ışıl ışıl maskelerin satıldığı dükkanlar ile küçük butiklerin vitrinlerine bakmaktan,ara sırada içerilere girip çıkmaktan kendimi alıkoyamıyorum.

small_street_venice    mask_shop_1

 

mask_shop

 

shopwindow

 

Labirent gibi sokaklarda geçen keyifli bir yürüyüşün ardından San Marco Meydanındayım.Meydanda 4 adet önemli yapı bulunuyor.

san_marco_meydanı

  • San Marco Bazilikası (Basilica di San Marco), Avrupa ve Bizans mimarisinden esinlenerek yapılmış olan bu kilise,o dönemde sadece şehri yönetenler tarafından kullanılıyormuş.

san_marco_balizkası

  •  Dükler Sarayı (Palazzo Ducale) Kilisenin yanında yer alan Düklerin yaşadığı saray beyaz ve pembe mermerler kullanılarak yapılmış.

Palazzo_ducale_venedik

  •  Kilisenin hemen karşısında San Marco Çan Kulesi (Campanile di San Marco) yer alıyor.99 metre yüksekliğindeki yapı 1902 yılında yıkılmış ve aslına uygun bir şekilde yenisi inşa edilmiş.Kulenin tepesinden asansör ile çıkıp Venedik’i izleyebilirsiniz.

çan kulesi

  • Meydandaki diğer bir kule ise Saat Kulesi (Torre Dell’Orologio) 500 yıldır çalıştığı söylenen saat kulesinin tepesinde,2 adet insan figürü yer almakta ve saat başı çana vurarak insanlara zamanın akıp gittiğini hatırlatmak için yapıldığı söylenmekte.

saat kulesi

Meydandan denize doğru yürüdüğünüzde Palazzo Ducale’nin yanında kum saati gibi daralan bir köprü bulunmakta ve sadece buradan Ahlar Köprüsü’nü (Ponte dei Sospiri) görebilme şansınız olduğu için köprü sürekli bir hayli kalabalık…

Ahlar Koprusu

Sarayı ve hapishaneyi birbirine bağlayan köprüye,bu ismin verilmesindeki sebebe gelince, hapis cezası alan mahkumların bir daha serbest bırakılmamasından dolayı, mahkumların hapishaneye geçtiği sırada Venedik’in güzel manzarasını son kez köprünün parmaklıkları arasından görüp,iç çekmeleri nedeniyle bu ismi aldığı söyleniyor.

gondol_venedik2

Genel olarak yemekler ve hediyelik eşya fiyatlarından bahsedecek olursam,her ikisi için de acele etmeyi, zamanınız varsa gezin dolaşın öyle karar verin derim.Her keseye uygun yemek alternatifleri bulabilirsiniz restaurantlarda ya da kafelerde…Fiyat konusunda ise 15 Euro’dan başlayıp,ne  yemek istediğinize göre artış gösteriyor 😉 Hediyelik eşyaların fiyatları ise yaklaşık,Magnetler 1 Euro ile 8 Euro arasında değişip,maskeleri de yine 7 Euro ile 50 Euro arasında.

Kendi kendinize rüyada mıyım diye sorup hiç uyanmak istemeyeceğiniz,sokaklarında tekrar tekrar kaybolup o büyülü atmosferinde bir iç daha çekip hayallere dalacağınız,bu masal şehre dikkat edin, kendine aşık etmesin 🙂 Herkesin bir gün yolunu düşürmesi dileğiyle,

Gülümseyin Hayata 😉

Be first to comment