Zamanın Durduğu Şehir ”Brugge”

square3

”Brugge” Avrupa’nın en masalsı Ortaçağ şehirlerinden biri… Şehri çevreleyen kanallarda ,binaların görsel mimarisiyle kendinizi ”Kuzeyin Venedik’i ” olarak bilenen bu şehre kaptırıp, attığınız her adımda sizi bulunduğunuz zamandan alıp 12.yy atmosferiyle buluşturuyor.

to be in brugge      street

canal 1
Şehir İkinici Dünya Savaş’ında hiç zarar görmemiş ve 2000 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmış.

houses
Bu küçük ve şirin şehir dairesel olarak kurulmuş ve çevresi  kanallar ile çevrili durumda olduğundan şehri yürüyerek rahatlıkla gezebilirsiniz.

Görülmesi gereken yerler çoktan araştırılmıştı ve iflah olmaz gezgin ruhum beni Brugge’un minik ,dar sokaklarında bu şehri keşfetmeye çıkardı.

⦁ Grote Markt(Büyük Meydan)
Rengarenk,üçgen çatlı binaların, faytonların ,cafelerin ve rastaurantların olduğu kocaman bir meydan burası. Ünlü Belfort Çan Kulesi ,Historium, Salvador Dali Galerisi ve Bira Müzesi bu meydan da yer alıyor.
Belfort,47 adet çanın yer aldığı kuleye 366 basamak ile çıkabiliyorsunuz.”In Bruges” filminin en çarpıcı sahnesi bu kulede çekilmiş.

bellfort

Historium: Ortaçağ dönemini yaşayacağınız interaktif bir müze.
Bira Müzesi: Biranın geçmişten günümüze kadar geçirdiği evrelerin anlatıldığı bir  müze burası. Bir tablet ve kulaklık veriyorlar resimleri dinleyerek ilerliyorsunuz  veee sabırsızlıkla beklenen an, o kadar bira hakkında bilgi edindikten sonra 16 farklı biradan seçtiğiniz 3 tanesini içme zamanı cheers ;) Giriş ücreti 14euro(3 bira dahil)

beer time            museum 2 part             beers          3 beers

⦁ Kanal Gezisi
Kişi 8 euro olan gezi yaklaşık 30 dk sürüyor.Kanal boyunca yapacağınız harika bir gezinin ardından bu şehirde yaşasam ne güzel olurdu hayali aklınızdan bir saniye bile çıkmayacak…

canal tour

⦁ At Arabası ile Şehir Turu:
İlk başta belirttiğim gibi yürüyerek her yeri gezebildiğiniz için benim pek ilgimi çekmeyen, mesafeye göre fiyatı da değişen turların fiyatı ortalama olarak 50euro civarında.

horse

Bu şehre ayağınızı bastıysanız ve gezilmesi gereken bilindik yerleri gördüyseniz sıra geldi yapmadan dönülmemesi gerekenlere ;
1. Beyaz şarapla hazırlanmış midyeyi mutlaka tatmalısınız

mussel
2. Külahta patates kızarması açıktığınız anın kurtarıcısı olmalı

potato
3. Waffle dükkanlarının muhteşem lezzetleriyle kendinizi şımartmalısınız

waffels

4.El yapımı çikolatalar yiyip,  mutluluğunuzu 2 katına çıkarmalısınız

chocolate line0    chocolate     chocolate art     chocolate 2
5. Dantel gibi işlenmiş şehrin, dantelerinden ufak bir parça da olsa hatıra almalısınız

brugge lace shop
6. Yerel halkın gittiği Pub’lara gitmelisiniz halka karışmalısınız (Brugs Beertje)

bruges beertje      bruge zot
7. Her fırsatta bira içmelisiniz o eşsiz lezzetlerden kendinizi mahrum bırakmamalısınız. Türkiye’den de bildiğim ”Delirium” markalı biranın sembolü pembe bir filcik. Adının ve amblemin böyle olmasının sebebi ise alkol komasından dolayı bilinç bulanıklığı ile insanın gözünün önünde pembe fil görmesiymiş.

delirium        mort subite
8. Arabanızı Büyük kanalın dışına park etmelisiniz ki ücretsiz olsun.

car
9. Otel seçerken şehir merkezine yakınlığını dert etmeyin ,çok küçük bir şehir

hotel
10. Bol bol fotoğraf çekip çektirip her anı ölümsüzleştirmelisiniz

windmill           bottles           pubs      brugge square      bottle shop

Bir kaç günlüğüne de olsa yemyeşil ,sakin ve şirin bir orta çağ şehrinde geçen bu masalda mutlaka bir rol almalısınız.

Gülümseyin Hayata ;)

Be first to comment