Podgorica Gezi Rehberi İle Şehri 24 Saatte Keşfet !

Podgorica gezi rehberi ile Karadağ’ın başkentini ve çevresinde yer alan noktaları bu yazımda sizlerle paylaştım. Karadağ, coğrafi konum itibariyle Balkanlarda yer alıyor. Adriyatik Denizi’ne kıyısı bulunan ülke, AB üye adayı olmasından dolayı para birimi olarak Euro’ya geçmiş. Fakat diğer Avrupa ülkelerine göre görece daha uygun diyebiliriz. Kotor ve Budva şehirleri deniz turizmi için yaz döneminde gelen turistlerin istilasına uğruyor desem yeridir.

Karadağ’ın AB üye adayı olması ve 2025 yılından önce AB ülkeleri arasına katılacağının duyulması ve son zamanlarda turizm popülaritesinin giderek artması ile Kotor ve Budva şehirlerine giden yatırımcı türklerin de sayısı giderek artıyor. İş kurma ya da ev satın alarak yapılan yatırımlar sonucunda,vatandaşlık alınabildiği için ve ülkenin genel gidişinin yükselişte olmasından dolayı,biraz göz açıklık yapıp, geleceğini garanti altına almak isteyen Türkler tarafından da çok tercih edilen nokta konumunda şu an Karadağ.

Karadağ’a uçak ile yolculuk yapacak iseniz tanışacağınız ilk yer başkenti Podgorica ama adını çok duyuramamış bir şehir ve başkent. Bu durumun sebebi ise bizdeki gibi aslında (Türkiye denince ilk akla daha çok tarihi ile hep göz önünde olmuş İstanbul’un gelmesi ama başkentin Ankara olması). Hal böyle olunca da Karadağ denince ilk hatırlanacak yerler, turizmin yükşelişteki destinasyonları Kotor ve Budva oluyor.

Peki Kotor ve Budva dururken sen neden Podgorica’ya gittin ? Daha önce Kotor’a bir kez ,Budva’ya ise iki kez giden biri olarak görmediğim bir yeri seçmek istedim.

Podgorica Gezi Rehberi Şehre Ulaşım

İstanbul’dan direk uçuş ile Podgorica ulaşabiliyorsunuz ve ardından araba kiralayarak ya da otobüs ile sahil kıyılarına inebilirsiniz.

Biz Türkiye’den araçla yurtdışına çıkmak gibi bir maceraya atıldığımız için, geze geze görmek istediğimiz, beğendiğimiz noktalarda konaklayarak ilerledik. Yunanistan Lefkada, Arnavutluk sahillerini gezip Vlore’den sabah 6’da yola çıkarak yaklaşık 5 saat süren bir yolculuk sonunda Podgorica ‘ya ulaştık.

Karadağ gezisine gelen turistlerin neden burayı tercih etmediklerini şimdi anlıyorum. Hiç bir şey yok. Abartmıyorum, gerçekten. Şimdi gidebileceğiniz yerleri aşağıda sıralıyorum. Biz neler yaptık, nereleri gördük onları da anlatacağım .Şu tavsiye de bulunabilirim, yaklaşık 4-5 saat ayırabilirsiniz ya da 1 gece konaklama kafi gelir. Tercih size kalmış. Biz konaklamadık, biraz şehri gezdik, karnımızı doyurduk ve yolumuza devam ettik.

Gezilecek Yerler Nereler ?

İsa’nın Dirilişi Katedrali (Cathedral of the Resurrection of Christ)

Podgorica gezi rehberi listemi hazırlarken yaptığım araştırmalarda ilk sırada burası yer alıyordu bende ilk buraya gitmeyi tercih ettim. Modern tarzda yapılmış bir katedral burası. 1993 yılında yapımına başlanmış ve 2013 yılında tamamlanmış. Arabayla yanından geçerken dikkatimizi çekti ve şehirde ilk girdiğimiz nokta burası oldu. İyi ki de öyle yapmışız çünkü şehir hakkında bir çok bilgi edindik.

Mavi bir gökyüzü ve krem rengi taşlarla inşa edilmiş kilisenin dışarıdan görüntüsü.

İsa’nın Dirilişi Katedrali

Oldukça ihtişamlı bir görünüme sahip, kilisenin içerisinden çekilmiş bir görüntü.

İsa’nın Dirilişi Katedrali İç Görüntü

Aracımızı hemen katedralin karşısında yer alan ücretli otoparka bıraktık ama biz öyle ücret falan ödemiyoruz, diyoruz kiiiiii yazın siz bizim hesaba, öderiz bir ara 🙂 Şaka şaka..  SMS gönderip ödeme yapmamızı istiyorlar. Eeee hattımızı yurt dışında kullanmadığımıza göre nasıl ödeme yapacağız? Tüm seyahatimiz boyunca bu şekilde olan otoparklara hiç bir ödeme yapmadık ve yakalanmadık da:) Podgorica gezi rehberi yazım ile size bir tüyo daha vermiş oldum aklınızda bulunsun.

Katedrale tam gireceğiz oradaki bir görevli bizimle konuşmaya başladı. İstanbul’a sürekli geldiğini,çok sevdiğini,metro ile havalimanından direk alışveriş merkezine gittiklerini,yaz tatiline Antalya’ya geldiklerini falan filan anlattı seve seve. Neyse konular derinleşiyor hemen duruma bir el attım, sen boş ver bizim ülkeyi de burada neler yapabiliriz, nereleri görebiliriz… dedim 😉 Aracınızı hastanenin otoparkına bırakın ücretsiz, oradan Milenyum Köprüsü‘nden geçip şehri gezmeye başlayabilirsiniz diye bir kaç taktik verdi.

Milenyum Köprüsü (Millennium Bridge)

Eski bir şehir hayal edin, yapılar görece daha eski ama bakımlı ve o da ne birden hoop 2005 yılında yapılmış bu modern köprü ile karşılaşıyorsunuz. Moraca Nehri üzerine yapılmış, şehri birbirine bağlayan köprülerden biri. Bence köprünün görülmesini gerektirecek bir durum yok, asıl olay nehirde yüzen ya da güneşlenen gençlerin keyifli, eğlence dolu hallerini izlemek.

köprünün metal kısmına yaslanmış poz veren gezginstarın Podgorica gezi rehberi yazsından bir görüntüsü.

Milenyum Köprüsü

Hercegovacka Caddesi (Hercegovacka Street)

Trafiğe kapalı, butiklerin, kafelerin olduğu bir cadde. Caddenin sonu ise şehrin ana meydanına çıkıyor. Burada bir çok kafe, bar ve gece kulübü yer alıyor. Yazın ortasında öğle saatinde gittiğimizden dolayı her yer dolup taşıyordu! 🙂

 

Trafiğe kapalı br yolda ağaçların ve dükkanların yer aldıı bir karede gülümseyip poz veren bir kadın.

Hercegovacka Caddesi

Renkli şemsiyelerin altında oturan gençlerin yer aldığı bir görüntü.

Hercegovacka Kafeler

Ostrog Manastırı (Ostrog Monastery)

Podgroica ‘ya 40km uzaklıkta olan manastıra gidiş biraz zahmetli, ana yoldan ayrıldıktan sonra daracık olan yolda iki araç bazı noktalarda yan yana zor geçiyor ama manzara gerçekten müthiş. Podgorica gezi rehberi yazımda bu manastıra özellikle yer verdim çünkü şehir merkezine uzak bir nokta değil. Sırp Ortodoks Manastırı olarak, 1655 yılında dağın yamacına yapılmış, Trabzon’daki Sümela Manastırı gibi. Buranın bu kadar popüler olmasının sebebi, Ortodokslar için hac yeri olmasıymış. Üst bölüm manastırın kurucusu Aziz Basil’e adanmış ve Aziz Basil’in bedeni hala burada korunmakta, gelen ziyaretçiler tarafından görülebilmekte.

Elleini yana doğru açıp poz veren gezginstar ve arkasında yer alan manastrın görüntüsü.

Ostrog Manastırı

Dağın amacına inşa edilmiş manastırın iki duvar arasından bir haç önünde çekilmiş görüntüsü.

Ostrog Manastırı

Neden görülüyor diyorum çünkü bedenin bulunduğu odaya girdim, papaz tarafından bana bir şeyler söylendi (İngilizce kullanmadığı anlamadım) ve ardından Aziz Basil ‘in naaşı üzerinde duran fotoğrafı öpmemi isteyecekti ki, benim şaşkınlığımı görünce İngilizce “Hristiyan mısın?” diye sordu, ben de “no no, sorry sorry!” diyerek kaçtım odadan.

Ostrog Manastırı hakkında detaylı bir yazı okumak ve başıma gelenlere ortak olmak için tıklayın tık tık .

Podgorica gezimizde eksik kalmasın derseniz ?

Bundan sonraki yazacağım noktalar hem ilgimizi pek çekmediği için, hem de road trip’de olduğumuz için, hedeflediğimiz Sırbistan sınır geçişini gece geç saate bırakmak istemediğimizden biz es geçtik, sizlerin zamanı varsa uğrayabilirsiniz. İşte Podgorica gezi rehberi ile şehirde görebileceğiniz farklı noktalar.

  • Stara Varos (Eski Türk Şehri) gezilebilecek noktalardan birisi. 400 yıl Osmanlı egemenliği altında kalan Podgorica, 2. Dünya Savaşı sırasında zarar görse de burada yer alan Osmanlı döneminden kalan kültürel miraslar görülmeye değer.
  • St. George Church (Aziz George Kilisesi), şehrin en eski dini yapısı olma özelliğini taşıyor. 10. yy’da inşa edilmiş. Önemli kutlamalar ve bazı seremoniler bu kilisede gerçekleştirilmekteymiş.
  • Niagara Şelalesi, Cijevna Nehri ‘nde bulunan yapay bir şelale. Tanıtımının az olmasından dolayı da pek çok kişi tarafından yeni yeni keşfedilmeye başlanmış. Bahar mevsiminin başlaması ile debisi yükseldiği için görmeye gelen turist sayısı da artıyor. Podgorica ‘ya araç ile yaklaşık 10dk’lık bir mesafede bulunuyor.

Biz hemen yukarıda saydıklarımın dışında şehir merkezinde olmazsa olmaz 3 önemli noktayı görmüştük, Hercegovacka Caddesi üzerinde bir şeyler yiyip içtik ve ardından da şehirden ayrıldık.

Pizza, krep ve biranın yer aldığı yemek masasından bir görüntü.

Hercegovacka Caddesi

Artık Karadağ benim için Kotor ve Budva ‘dan ibaret değil. En çok beğendiğim noktayı sorarsanız Tara Kanyonucevabını veririm hiç düşünmeden. Podgorica gezi rehberi yazım ile ilgili sormak istediğiniz tüm detaylar için yorum bırakabilir ya da instagram üzerinden ulaşabilirsiniz. Maceralarıma ortak olmak için Instagram ve Facebook üzerinden takibe bekliyorum. Yolunuzun bu taraflara düşmesi dileğiyle. Gülümseyin Hayata 😉

Be first to comment